| Logarmag Röportaj |
|
:: LOGARMAG TARAFINDAN YAPILAN Röportaj :: :: Yaw zor bi soru bu simdi:) Nereden baslayacagim ki:) Aslinda " http://www.djtarkan.com/ " adresinden ögrenebilirler benimle ilgili her tür bilgiyi... * Radio 2019? Ikinci evim idi, ama maalesef yok artik. Çalmayi en çok sevdigim yerlerden biriydi. * En çok keyif aldigin performans gecen? Aslinda çaldigim her seti begenirim ben:) Gerek radyo, gerekse kulüpte çaldigim yani. * Yurtdisi? Buradan bizi alip yurtdisina pazarlayacak kimse olmadi simdiye kadar, daha çok buraya hangi yabanciyi getirebilirim düsüncesi oldu herkeste. Yurtdisina açilabilmenin bir diger yolu da prodüksiyon ve çevre. O konuda da biraz inatçiyim ben. Çünkü; benim yaptigim prodüksiyonu degil, insanlarin karsisinda nasil bir set çikardigimi görmeleri ya da bilmeleri gerekir. Beni yurtdisina prodüksiyonu nasil yaptigimi göstermek için çagirmiyorlar çünkü. Dedigim gibi o gece kulübe ya da partiye gelecek olan insanlara nasil müzik çalacagim önemli. Yani o geceki performans... Prodüksiyon performansi degil! Canli performans konusunda da kendime olan güvenim sonsuz. Yeter ki Türkiye ile yurtdisi arasinda bunun için birileri çaba sarf etsin. Yani menajerlik sistemi. (Bosna Hersek ve Kibris'ta çaldim gerçi ama bunlari yurtdisi olarak görmüyorum) * Clubbing? Kötüye gidiyor aslinda Türkiye'de. Her seyin kötüye gittigi gibi... Kulüpler iyice azaldi, ekonomik sikintilar yüzünden birer birer mekanlar kapandi. Bunun karsisinda günden güne Dj'ler -ya da Dj olmak isteyenler diyelim buna- çogaliyor. Ama ne yazik ki kendilerine çalacak yer bulamiyorlar. Ileride bulacaklarinin da garantisi yok. Aslinda bu ülkede hiçbir seyin garantisi yok ya, neyse:) * Kabinde yönlendirme? Soruda da belirttiginiz gibi yönlendirme olayi var yani kesinlikle. Yani her sey kabinin içinde olan Dj'in elinde aslinda. Dj çaldigi plaklar ve de seti ile insanlari orada tutabilir ya da gönderebilir. Ben, insanlari orada tutma taraftariyim tabii:) Ayni zamanda da Galatasaray:) Saka bir yana, insanlari dans ettirmeyi çok seviyorum. Benim de çok sevdigim, gerek çalmaktan, gerekse dinlemekten çok keyif aldigim parçalarla insanlari da eglendirmek kadar güzel bir sey olabilir mi acaba? Bence olamaz:) * Radyo-Kulüp? Ikisinin de yeri çok ayri. Birinde karsinda kimseyi göremezsin, digerinde ise herkes karsindadir:) Karsinda bulunan, yani kulüpteki insanlara elinden geldiginin en iyisini vermelisin. Oraya insanlar seni dinlemeye, çaldigin müzikle dans etmeye gelmisler çünkü. Case'inde bulunan plaklarin arasindan ve de çaldigin soundun içinden, o geceye, çaldigin saate ve de o gece orada bulunan insanlara göre en uygun plaklari seçmelisin. Yani çok iyi gözlemlemelisin o geceyi çalarken. Radyoda durum çok daha farkli. Orada kulüpteki gibi bir beklenti yok. Isteyen dinler, isteyen dinlemez. Gene istersen kulüpte çaldigin gibi çalabilirsin ama kulüpte çaldigin sounda göre çok daha farkli seyler de çalabilirsin radyoda. Insanlara ne kadar genis oldugunu da gösterme imkanin olabiliyor böylece. Yer ve zaman kelimeleri benim için çok önemli mesela. Insanlari sasirtmayi da seviyorum her zaman:) * Yabanci dj'ler?! Türkiye'ye Dünyanin en iyi isimleri geldi 1-2 sene içerisinde. Çok çabuk tükettik yani. Ekonomi kötüye giderken, her cuma-cumartesi en az 1 tane yabanci Dj geliyor. Böyle olunca da ne yabanci Dj'in özelligi kaliyor, ne de insanlarin cebinde para:) Çünkü her organizasyona, sadece giris parasi olan 30 milyonu vermeye kimsenin gücü yetmiyor, yetmez de. Bu kültürü olusturan dinleyici kitlesi orta halli bir kesim çünkü. Az ve öz yapilirsa, bu tip organizasyonlara çok daha fazla katilim olacak. Ayni zamanda yerli Dj'lerin de çalma sansi artacak. |